Sorunların halli için reçete belli…

Anasayfa / Başkan'dan / Sorunların halli için reçete belli…

22.06.2017 tarihli İftar Konuşması

Kıymetli Misafirler,

Öncelikle Türkiye’nin Gelişim Merkezi TÜGEM Platformu olarak ikincisini gerçekleştirdiğimiz iftar davetimize teşriflerinizden dolayı hepinize ayrı ayrı teşekkürler ediyorum.

Esteğizü billah. Şehru ramadânellezî unzile fîhil kur’ânu huden lin nâsi ve beyyinâtin minel hudâ vel furkân, Ramazan ayı bir diriliş ayıdır. Ramazan Kur’anla diriliştir. Ramazan doğru ile eğrinin, Hak ile batılın birbirinden Rabbimizin nizamı ile net bir şekilde ayrıldığı aydır.  Rabbim cümlemizde bu istikameti sabit kılsın öncelikle. Amin…

Kıymetli misafirler,

Yaratılan herşey aslı ile özel, aslı ile anlamlı, aslı ile güzeldir ve herşey en sonunda aslına rücu eder. Bu kimi zaman hak eli ile, kimi zaman batıl eli ile kimi zamanda kendiliğinden olur ancak illa ki olur. Herşey aslına rücu eder. Adalet terazisi, tartılanla hem hal bişey değildir. Hele ki teraziyi tartmaya kalkarsanız o vakit hangi adaletten ve kimin adaletinden bahsedebilirsiniz ki. Bize düşen düşenin yanında olmak değil, hakkı adilce dağıtmaktır terazinin kefesinde ne olduğuna bakmadan. Önemli olan adalet ararken şuyuu şuursuzca işlememek, vukunun üzerinde incitmeden durmaktır. Adaleti ise hakettiği kadarı ile hakedene uygulamaktır. Yine bunu yaparken insanı düşünmek, insanları düşünmek, aslı düşünmek, Hakk rızasını düşünmek asıldır…Zira herşeyin aslı ondadır, herşeyin aslı onundur. Bu hassas mı hassas bir terazidir. Ne zalimin zulüm yapmasına fırsat vermelisin, ne de zalimin hakkı olan on köteği on bir kötek vurmalısın. Her ikisi de kul hakkıdır ve adaletin tecellisi bu istikamette olmalıdır. Allah hak ile batılın birbirinden net olarak ayrıldığı bu ayda istikametimizi kendi çizgisinde sabit kılsın.

Adalet güneşi elbet bir gün Fetönün de, fetöcülerinde, onlara arka çıkanlarında, onlarla omuz omuza verenlerinde üzerinde doğacaktır. Bende şahsen hala adaletin tam anlamı ile tecelli ettiğine inanmıyorum. Geç gelen adalet adalet değildir. Tabi ki adaletin geç tecellisinin elle tutulur sebepleri vardır. Ancak yine de diyorum ki mesele sadece 249 vatan evladımızın şehadeti değildir. Bu örgütlerin ellerinde milyonlarca müslümanın kanı vardır, bu örgütler insanların din algısı ile de oynamış ve insanlar dillerinde Allah olmakla birlikte Allah’tan ve Rasulünden bir o kadar da uzaklaştırılmışlardır.  Eli kanlı olan sömürgeci zihniyetler bu örgütler eliyle şirin gösterilmiş mazlum olan İslam ve insanlık her zaman en ağır ithamların muhatabı olmuşlardır. Tüm bunların hesabı hem bu örgütlerden, hem de dünyanın hakimi olduğunu zanneden ve üst akıl geçinen zavallılardan bedeli ne olursa olsun en ağır şekilde sorulmalıdır. Adalet o vakit yerini bulacaktır. Bu konuda söylenecek o kadar çok şey var ki.. Ne söylemeye benim dilim yeter ne de mürekkepler bu meyanda yeterli kalır.

Kıymetli misafirler,

Biz acele pişmiş aşa bile yetsin diye su katmaya çalışan bir topluluk olduk. Halbuki acele giden ecele gider di bizim kültürümüzde..Peki biz nerede neyi yanlış yapıyoruz ki herşeyi acele yapmamıza rağmen hiçbir şeye yetişemiyoruz. Olmakta olan her bir şeyi yorumlamakta bile geciktiğimiz bu halde neyin nesi..Biz hangi ara bu kadar geriden gelir olduk ve bizi buna iten, bizi böyle olmaya zorlayan neden neydi?

Bu soru o kadar önemli bir soru ki değerli misafirler, bu sorunun cevabı net ve doğru bir şekilde verilirse işte o zaman insanlığın istiklali için bir medeniyetin inşasına yeniden başlanabilir.. Bu soru ve bu soruya verilecek cevap işte bu kadar önemli. İşte İslam Medeniyeti, İşte Selçuklu, İşte Osmanlı…

Hz. Peygamber Efendimiz tarım toplumu ile savunma sanayi ve ekonomisi son derece gelişmiş olan Mekkelileri Bedir’de hüsrana uğratmıştı. Tarık Bin Ziyad hiç umulmayan, tahmin edilemeyen ve öngörülemeyen bir hamle ile Endülüs Emevileri’nin temelini atmadı mı? Osmanlı Devletinin göçebe bir toplulukken kim öngörebilirdi dünyanın hükümdarı olacağına.. Görünen o ki bizim algı ve ayarlarımızla gerçekten çok akıllıca oynanmış. Demem o ki top, tüfek, sanayi, ekonomi evet bunlar çok ama çok önemli olmakla birlikte asıl öncelikli önemli olan, herşeyden bağımsız olarak kullanacağımız stratejik zeka, bu zekaya istikamet verecek sağlam bir iman, kaliteli ve değerlerimizle bütünleşmiş bir eğitimle sağlanacak kemal-i sermediyet, köklerimizden gelen cesaret, özümüze hayat veren sabır ve en nihayetinde olduracak olana iltica ve olan olmayan herşeye hamd ve şükür…Bunlar olursa öngörü olur, bunlar olursa hedefler yerini bulur, planlar tutar, stratejiler çözer…Bunlar olursa Katarı, Filistini, Yemeni, Doğu Türkistanı, Avrupa Birliğini, Küresel kapitalist sistemi iyi okuruz, bölgeyi anlamakla kalmaz, yönlendirir ve yönetiriz, bunlar olursa ancak biz var oluruz, bunlar olursa yine önümüzde kimse duramaz, bunlar olursa bizde, tüm islam ülkeleri de ve tüm insanlık ta hayat bulur…

Kıymetli misafirler,

Türkiye Gelişim Merkezi TÜGEM Platformu olarak 24 Eylül 2014 tarihinden bu yana gerçekleştirdiğimiz faaliyetlerle akıllara özgürlük sağlamaya, düşünce planı içerisinde bakacakları farklı açıları da insanlara kazandırmaya ve olayları doğru süzebilecekleri bir alanı tüm insanlığın istifadesine açmaya gayret ettik.. Onlarca faaliyet icra ettik..Suçu sabit olmayan hiçbir şeye suçlu demedik, tümü yanlış olmayan hiçbir şeyin tümü yanlış diye üzerine de gitmedik. Bizim amacımız kaybetmek, kaybettirmek, yıkıp dökmek asla olmadı. Bizim amacımız tüm insanlığın hayat bulabileceğı taze bir nefes olabilmek, bir gönüle girebilmekti. Tüm çalışmalarımızı bu amaç doğrultusunda geliştiriyor ve yapılandırıyoruz. Platformumuz bu gün sizlerin de destek ve gayretleri ile daha kararlı bir şekilde bir think thank mantığı ile yeni yapılanmalarında çalışmalarını tamamlamak üzere. Bizler anlayış olarak yurt dışındaki think thank kuruluşlarından daha avantajlıyız. Çünkü bizler her türlü planın üzerinde mutlak bir planlayıcıya inanıyor ve dünyanın tartışmasız en büyük stratejisti Rasulullah S.A.V. i örnek alıyor ve oradan besleniyoruz. Yolumuz uzun ve yorucu. Rabbim bu yolda ayaklarımızı istikamet üzere sabit kılsın. Amin.

Sözlerime son verirken başta bu gün yaptığı ev sahipliğinden dolayı Nazenin Konaklarının da sahiplerinden Sayın Burak Pehlivana, bu yolda her daim yanımda olan kıymetli dostlarımıza ve iftarımıza iştirak eden siz değerli misafirlerimize teşekkür ediyorum. Allahın selamı rahmeti bereketi üzerinize olsun..

Raşit Yemişen

Başkan

TÜGEM – Türkiye Gelişim Merkezi Platformu

Diğer Yazılar

Yorum Bırak

Hızlı İletişim

En kısa sürede cevap verilecektir.